Toplumsal Cinsiyet

Toplumsal Cinsiyet

Toplumsal cinsiyet tanımı, bireylerin yaşadıkları coğrafyaya, kültüre diğer anlamda bireylerin önem verdikleri değerlerine bağlı olarak oluşturulmuş oldukları yargı kalıpları olarak ifade edebiliriz. Bireylerin doğuşundan itibaren cinsiyetlerine göre onlara atfedilen roller olarak da tanımlayabiliriz.

Bir bebek dünyaya geldiğinde bu rollerin farkında olmasa da zaman içinde diğer bireylerin sosyo-kültürel yetiştirme tarzına uygun olarak bu rolleri içselleştirerek, yaşamına devam eder. Bu bebek rolleri içselleştirdiğinde ise yeni bir bebek dünyaya geldiğinde o da bu rolleri bebeğe öğreterek bu döngünün bir parçası olur.

Toplumsal Cinsiyet Örnekleri

Bireyin doğumundan itibaren kız veya erkek oluşuna göre toplumsal cinsiyet rollerini atfetmeye başlıyoruz. En basitinden bir yakınınız doğum yapmışsa eğer bebek kızsa pembe, erkekse mavi rengi baskın olarak tercih ediyoruz. Çoğu insana öğretildiği şekilde bir kız bebeğe mavi üzerinde araba baskısı olan bir t-shirt alıp gitmiyor.Bu kavram toplum tarafından bilinen bir tabir olmasa da toplumsal cinsiyet teriminin sürdürülmesinde yine toplum ve yaşadığımız kültür baskın oluyor.

Cinsiyet rolleri bireyleri kadın ve erkek olarak ayırıyor. Kadınlardan uysal, ağırbaşlı, şefkatli, duygusal, merhametli iyi bir anne olmasını beklerken erkeklerden güçlü, duygusallıktan uzak, saldırgan bir yapıda olması bekleniyor. Birçok kişilik özelliğinin iki cinsiyete ayrılarak herkesin aynı şekilde davranması sizce de kulağa komik gelmiyor mu? Bir erkek çocuk düşüyor ve ağlamaya başlıyor. Annesi ise ‘karı gibi ağlama’ diyerek çocuğun susması için baskı uyguluyor. Her ağladığında bu erkek bebek susturularak bu şekilde azarlanıyorsa yetişkin bir erkek olduğunda da duygusallıktan uzak ve katı bir kişilik yapısı olması sizce de daha olası değil mi? Toplumsal cinsiyet tam olarak bunu sağlıyor. Bu şekilde de nesiller boyu devam ediyor.

Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Arasındaki Fark

 

Cinsiyet, bireylerin doğuştan sahip olduğu dişilik veya erillik olarak tanımlanır. Cinsiyetler arasındaki anatomik yapıyı vurgular. Toplumsal cinsiyet ise bireylerin cinsiyetine göre toplumun sosyo-kültürel yapısı bağlamında bireye sonradan öğretilen yargılar ve değerlerdir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

toplumsal cinsiyet eşitliği
toplumsal cinsiyet eşitliği

Son zamanlarda bireyler bu alanda daha çok bilinçlendi. Eskilere oranla ebeveynler bebeklerine bu konularda daha fazla hassasiyet gösterir oldular. Belli başlı özellikleri ‘böyle olmalısın’ diye çocuğa baskı yapmak yerine oynadığı oyuncaklardan, oyun oynarken oynanılan karşı cinsiyet tercihine kadar özgür bırakılıyor.

Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kalan bir ailede yetişmiş bir yetişkin ile bebeklerine özgürce seçim yapma şansı tanıyan ailede yetişmiş yetişkin arasında oldukça büyük farklar söz konusu. Gelenek-göreneklerine bağlı kalan bir ailede yetişen birey daha fazla baskılanarak ‘olması gereken(!)’ tarzda yetiştiriliyor. Bu durum bireyin hayattaki öz-güveninden karakteristik özelliklerine kadar bir çok konuyu etkiliyor.

Toplumsal Cinsiyet Dayatmalarına Karşı

toplumsal cinsiyet dayatmalarına karşı
toplumsal cinsiyet dayatmalarına karşı

Gelenek ve göreneklerin belirleyiciliği kadar etkili olan bir başka etken ise izlediğimiz diziler, çocukların izlediği çizgi filmler ve en önemli etkenlerden birisi olan masallar. Dikkatle bakıldığı zaman çizgi film ve dizilerde hep ideal olarak resmedilen kadın savunmasız, aciz, masum, saf, merhamet dolu oluyor. Erkekler ise otorite ve gücün birer temsilleri olarak karşımıza çıkıyorlar. Toplumsal cinsiyet sadece kültürden ziyade hayatımızın her anında olan bu tür malzemelerde de karşı karşıya kalarak bizi bu rollerin devamını sağlamamıza destek oluyor. Masallara gelecek olursak da aynı şey konusu. Her zaman masum, saf kızın güçlü bir beyaz atlı prensi oluyor. Masallarda zeki, yetenekli bir kadın karakteri ise cadılar üstleniyor. Son zamanlarda yeni çıkan kadın süper kahramanları saymazsak, bütün süper kahramanların erkek olduklarını görebiliyoruz. Yani Toplumsal cinsiyet bize yine kadının aciz, saf ve savunmasız olduğunu dayatırken erkeklere kadınları koruması ve güçlü olması gerektiğini söylüyor. Oysa ki erkekler de ağlar ve kadınlar da kendini koruyabilir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İçin Neler Yapılabilir?

Son zamanlarda gözlemlediğim kadarıyla özellikle sosyal bilimleri kapsayan meslek dallarında toplumsal cinsiyet dersleri artış göstererek; farklı derslerde de bu alanda bireyleri bilinçlendirme amaçlı derslerde yer alıyor. Gelecek nesilde toplumsal cinsiyet algısının bitirilmesi, en azından biraz da olsa bakış açısının değişmesi için insanla birebir ilişki içerisinde olan meslek gruplarından başlanarak; toplumsal cinsiyet dersi zorunlu hale getirilebilir. Liselerde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini konu alan seminerler düzenlenerek; gençlerin bilinçlendirilmesi sağlanabilir. Televizyonda bangır bangır  bu algıyı pekiştiren dizilere bir ölçüt getirilerek; RTÜK tarafından denetlenebilir. Yine farkındalık yaratmak amacıyla kamu spotları yayınlanabilir. Ders kitaplarında yer alan cinsiyetçi dil yeniden revize edilebilir. Toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun masal kitapları için teşvikler sağlanabilir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?